PRK No-Touch
Lazer Göz Ameliyatları Hakkında Op. Dr. Hakan Türker İle Röportaj
Dr. Hakan Türker: Teşekkür ederim, hoş bulduk! Sizin gibi memnun hastaların deneyimlerini duymak da ayrıca keyif verici. Umarım bu sohbet, ameliyatı düşünün herkese faydalı olur. Editör: Dr. Türker, lazer göz ameliyatı tam olarak nedir ve hangi durumlarda tercih edilir?
Dr. Hakan Türker: Lazer göz ameliyatları, kornea tabakasını yeniden şekillendirerek gözün odaklama yeteneğini iyileştirmek için uygulanan cerrahi bir prosedürdür. En sık olarak miyop, hipermetrop ve astigmat gibi refraktif kusurları düzeltmek için tercih edilir. Bu ameliyatların temel mantığı, gözlük ya da kontakt lensin gördüğü işi lazerle doğrudan göze yaptırmaktır. Bunu bir fotoğraf makinesine benzetebiliriz: Makinenin lensi kirliyse ya da odaklama sorunu varsa, çektiğiniz fotoğraflar net olmaz. Lazer ameliyatı, gözün "lensini" temizleyip odaklama mekanizmasını yeniden ayarlamak gibidir. Editör: Benim ameliyatım LASIK yöntemiyle yapılmıştı. LASIK dışında hangi yöntemler var ve bunlar hangi hastalar için uygun?
Dr. Hakan Türker: Evet, LASIK çok yaygın bir yöntemdir. Ancak LASIK haricinde PRK ve SMILE gibi farklı teknikler de bulunuyor:
LASIK: Kornea üzerinde ince bir kapak (flap) oluşturularak yapılan bir yöntemdir. Hızlı iyileşme süresi ve minimal rahatsızlık nedeniyle çok tercih edilir.
PRK (Fotorefraktif Keratektomi): Kornea yüzeyindeki ince epitel tabakasının tamamen kaldırılmasıyla yapılır. Daha ince korneaya sahip hastalar için uygun bir alternatiftir, ancak iyileşme süresi LASIK'e göre biraz daha uzun olabilir.
SMILE: Daha minimal bir kesi ile kornea üzerinde çok küçük bir lentikül parçası çıkarılarak yapılır. Miyop ve astigmat düzeltmede çok etkili ve iyileşme süreci genellikle rahattır.
Her yöntem, hastanın göz yapısı, yaşı, mesleki ya da yaşam tarzına göre değerlendirilerek seçilir. Editör: Peki, ameliyat süresi ve hemen sonrasında hastaları neler bekliyor?
Dr. Hakan Türker: Lazer göz ameliyatları genellikle 10-15 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanır. Ameliyat esnasında hasta, gözünü sabit bir noktaya odaklar ve herhangi bir ağrı hissetmez. Lokal anestezik damlalar sayesinde bu süreç çok konforludur.
Ameliyat sonrası ilk 24 saat, gözde hafif bir yanma ya da batma hissi olabilir. Ancak bu durum bir "sisli sabah" gibi düşünülebilir; zamanla netlik artar. Genellikle hastalar, ilk günün sonunda ya da ertesi gün net bir görüşe ulaşabilir. Editör: Ameliyattan sonra benim de damla tedavim olmuştu. Bu tedavi neden bu kadar önemli?
Dr. Hakan Türker: Ameliyat sonrası verilen damlalar, hem enfeksiyon riskini azaltır hem de iyileşme sürecini hızlandırır. Kornea dokusu hassas bir iyileşme sürecine girer ve bu dönemde gözün doğru şekilde korunması çok önemlidir. Damla tedavisi, aynı zamanda göz kuruluğu gibi yan etkileri de azaltır. Editör: Peki, lazer ameliyatı kimler için uygun değildir?
Dr. Hakan Türker: Bazı durumlar, lazer göz ameliyatları için uygun olmayabilir. Örneğin, kornea kalınlığı yetersiz olan hastalarda, aktif enfeksiyon ya da ileri derecede kuru göz sorunu olan kişilerde bu ameliyat önerilmez. Ayrıca, diyabet ya da otoimmün hastalıkları gibi bazı sistemik hastalıklar da lazer ameliyatı risklerini artırabilir. Editör: Son olarak, lazer göz ameliyatlarını düşünün hastalara ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
Dr. Hakan Türker: En önemli tavsiyem, bu ameliyatı yapacak hekimin tecrübesi ve klinik donanımı konusunda araştırma yapmalarıdır. Ayrıca, ameliyat sonrası düzenli kontrollere gitmek ve hekimin tüm önerilerine uymak çok önemlidir. Lazer ameliyatı, doğru kişiler tarafından yapıldığında güvenilir ve etkili bir çözüm sunar. Editör: Sohbetimizden çok şey öğrendik, Dr. Türker. Katılımınız ve verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz.
Dr. Hakan Türker: Ben teşekkür ederim. Umarım bu bilgiler, lazer göz ameliyatı hakkında karar verme sürecindeki okurlarınıza rehberlik eder. Herkese sağlıklı günler dilerim. Sonuç: Lazer Göz Ameliyatları, Görme Sağlığında Yeni Bir Dönem Dr. Hakan Türker'in de belirttiği gibi, lazer göz ameliyatları görme problemleri yaşayan bireyler için çok etkili bir çözüm sunuyor. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte bu ameliyatlar, daha hızlı iyileşme ve daha az yan etki ile öne çıkıyor. Ancak, başarının anahtarı, doğru doktor seçimi ve ameliyat sonrası tavsiyelere uymaktan geçiyor.
