PRK No-Touch
Göz Çevresi ve Göz Kapağı Estetik Uygulamaları Hakkında: Op. Dr. Hakan Türker ile Röportaj
Dr. Hakan Türker: Teşekkür ederim, hoş bulduk! Göz estetiği, hem görme sağlığı hem de bireylerin kendilerini daha iyi hissetmeleri açısından çok önemli bir alan. Bu konuda farkındalık yaratmak benim için de mutluluk verici. Editör: Dr. Türker, göz çevresi ve göz kapağı estetiği hangi durumlarda tercih ediliyor?
Dr. Hakan Türker: Göz çevresi estetiği, genellikle göz kapağındaki fazla deri, torbalanma ya da çökmeler gibi estetik sorunları düzeltmek için tercih edilir. Ancak bu uygulamalar sadece görünümle ilgili değil, aynı zamanda görme fonksiyonunu etkileyen durumları tedavi etmek için de yapılabilir. Bir benzetme yapacak olursak, göz kapağı estetiğini evdeki eski bir perdeyi değiştirmeye benzetebiliriz. Perde eskidiğinde ışık sızıntısı ya da odanın genel havasında bir bozulma olur. Benzer şekilde, göz kapağında yaşla birlikte meydana gelen değişimler hem göz sağlığını hem de yüz estetiğini etkiler. Editör: Ameliyatsız estetik yöntemlerden de bahsedebilir misiniz? Özellikle Plexr Plazma gibi yenilikçi uygulamaların avantajları nelerdir?
Dr. Hakan Türker: Tabii ki. Plexr Plazma, göz kapağındaki deri fazlalıklarını ameliyat gerektirmeden düzeltmeye olanak tanıyan çok etkili bir yöntemdir. Plazma enerjisi kullanılarak deri üzerinde mikro yanıklar oluşturulur ve bu yanıklar, deriçekilmesini tetikler. En büyük avantajı, iyileşme sürecinin ameliyatlara göre çok daha hızlı ve konforlu olmasıdır. Ayrıca, kesiler ya da dikişler olmadan uygulanması, bu yöntemi daha az invaziv bir seçenek haline getiriyor. Plexr Plazma’yı, küçük bir bahçedeki yabani otları temizleyip o alanı düzenlemeye benzetebiliriz. Köklere zarar vermeden, sadece problemli alanları düzeltir. Editör: Kadınlar bu tür estetik uygulamalara daha fazla yöneliyor gibi görünüyor. Erkek hastaların durumu nedir?
Dr. Hakan Türker: Evet, estetik uygulamalara kadın hastaların ilgisi daha fazla. Ancak son yıllarda erkek hastalar da göz estetiğine olan ilgilerini artırıyor. Erkekler genellikle daha doğal ve fark edilmez sonuçlar istiyor. Göz altı torbaları, yorgun ya da mutsuz bir ifadeye neden olabileceği için erkek hastalar da bu sorunları düzeltmek istiyor. Aslında, estetik uygulamaları bir sanat eseri gibi düşünürsek, bu sanatın kadın ya da erkek ayrımı olmaksızın herkese hitap ettiğini söyleyebilirim. Editör: Peki, bu uygulamaların kalıcılık süresi nasıldır ve hastaları neler bekliyor?
Dr. Hakan Türker: Plexr Plazma gibi ameliyatsız yöntemler genellikle 1-2 yıl boyunca etkisini korur. Ancak bu süre, hastanın yaşı, cilt yapısı ve yaşam tarzı gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir. Ameliyatsız uygulamaların en büyük avantajlarından biri de sosyal yaşamı aksatmadan uygulanabilmesidir. Genellikle uygulamadan sonra hafif bir kızarıklık ya da kabuklanma olabilir, ancak bu semptomlar kısa sürede kaybolur. Editör: Bu uygulamaları düşünen hastalara tavsiyeleriniz nelerdir?
Dr. Hakan Türker: En önemli tavsiyem, bu uygulamaları alanında uzman bir doktor tarafından yaptırmalarıdır. Ameliyatsız da olsa, bu tür uygulamalar profesyonellik gerektirir. Ayrıca, hastaların beklentilerinin gerçekçi olması da çok önemlidir. Herkes, görünümünün daha iyi olmasını ister, ancak bu, "kendinizin en iyi versiyonu" olmaktan öteye geçmemelidir. Gerçekçi hedefler belirleyen hastalar, uygulama sonrasında daha memnun kalıyor. Editör: Dr. Türker, verdiğiniz değerli bilgiler için çok teşekkür ederiz. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Dr. Hakan Türker: Ben teşekkür ederim. Göz estetiği, görme sağlığı ve estetik algının buluştuğu çok özel bir alandır. Umarım bu bilgiler, okurlarınızın merak ettiği soruları cevaplamıştır. Herkese sağlıklı ve güzel günler dilerim. Sonuç: Göz Estetiği, Kendinizin En İyi Versiyonuna Ulaşmanızı Sağlar
Göz çevresi ve göz kapağı estetik uygulamaları, teknolojik yeniliklerle birlikte giderek daha fazla tercih ediliyor. Dr. Hakan Türker’in de belirttiği gibi, bu uygulamalar hem kadınlar hem de erkekler için etkili çözümler sunuyor. Ameliyatsız yöntemler, hızlı ve konforlu bir iyileşme süreci sunarken, doğru uzmanla çalışmak bu sürecin başarı anahtarıdır. Kendinizi daha iyi hissetmek için atılan bu adım, yeni bir başlangıcın kapısını aralayabilir.
